RÜZGAR ENERJİ SANTRALLERİNİN SAMANDAĞINA ZARARLARI

Nisan 26th, 2010 Tarihinde , Samandağ Mozaik Tarafindan Yazildi

MAKİNE MÜHENDİSİ ASAF HİŞMİ

“RÜZGAR ENERJİSİ SANTRALLERİ İSTİHDAM ALANI YARATMAZLAR. TURİZM PROJELERİNİN ÖNÜNÜ TIKARLAR. İŞSİZLİK SORUNUNU YILLARA YAYARLAR

“ Rüzgar enerjisi santrallerinin yapısı, fiziksel özellikleri, enerji üretim şekilleri, enerji dönüşümleri, enerji depolama türleri, temiz enerji üretimini ve yenilenebilir enerji özeliklerinden söz etmek istemiyorum. Rüzgar Enerjisi Santrallerinin yer seçimleri doğru yapılması durumunda ve yerleşim alanlarından uzak yerlerde kurulması halinde görüntü kirliliğinden söz edilebilir. Diğer taraftan, göçmen kuşlarının ölümlerine neden olmak dışında zararları olmaz. Ancak, Samandağ özeline verebilecekleri zararların telafisi olanaksız türden zararlardır. Rüzgar Enerjisi Santrallerinin Samandağ doğasına, Samandağ Turizmine, Samandağ ve Hataylı insanlarına getireceği zararları yakından inceleyelim: Samandağ kıyı şeridinde ( Gerek kumsal ve gerekse tarım alanı vb. yerlerde) konumlandırılması (kurulması) durumunda; Samandağ kumsalı dünyada sayılı kumsallar arasında yer alır. Denizin, kumun, güneşin ve insanın uyum içinde olduğu ender yerlerden biridir Samandağ sahili… Turizm yatırımlarına elverişli, bakir bir alandır. İstihdam alanı yaratmaya uygundur. Herkese aş ve iş olanakları yaratılabilir. Rüzgar Enerjisi Santrallerinin böyle bir olanak yaratması mümkün olmadığı gibi, turizm alanlarının oluşmasına engel teşkil eder. Bu konuda yatırım yapma olasılılıklarının önünü tıkamaktadır. Bilindiği gibi turizm yatırımları bacasız fabrika kurmak anlamındadır. Bu fabrikaların yaratacağı istihdam alanlarında tüm Hataylı işsizlere iş olanağı yaratacağını söylemek falcılık sayılmamalıdır. Başta sahil olmak üzere, Samandağ ovasında kurulacak Rüzgar Enerjisi Santrallerinin görünmeyen tehlikesi buradadır. Şimdiye kadar Samandağlı el kapılarında ekmeğini aradı… Suudi Arabistan’da, Sudan’ da, Kuveyt’te, Katar’da, Bahreyn’de, Almanya’da, Fransa’da ve bunun gibi ülkelerde geçimini sağlamak ve ayakta kalmak için gitmişti. Aile yaşamı zedelenmiş parçalı biçimde süre gelmiştir. Bunun sonucu olarak baba otoritesinden uzak kalan çocukların büyük bir bölümü eğitimsiz kalmış, bunalımın girdabına düşmüş ve bağımlı madde bataklığına sürüklenmişlerdir.. Samandağ’ında bağımlı madde alışkanlığı orta öğretim düzeyine kadar inmiştir. Bunun için gençlerimizin işe aşa ihtiyaçları vardır. Su ve hava gereksinimi kadar önemli ve hayatidir. Turizm projesinin yaratacağı istihdam alanları sayesinde herkese iş ve aş olanakları yaratılabilir. Rüzgar Enerjisi Santralleri, böyle bir projenin önünü tıkamaktadır. Eğer sağduyu galip gelirse, bundan sonraki nesiller, insanca yaşama koşulların elde edebileceklerdir.

Rüzgar enerjisi Santralleri istihdam alanı yaratmazlar. Turizm projelerinin önünü tıkarlar. işsizlik sorununu yıllara yayarlar. Çocuklarımız, babaları gibi el kapılarında iş ve aş aramak zorunda kalacaklardır. Samandağ’ın kıyı şeridinde, tarım alanında ve meskun alanlarına yakın yerlerde, Rüzgar Enerjisi Santrallerini bu vahim sonucu yaratacaktır. Turizm yatırımlarını unutmak zorunda kalacaksınız.

Samandağ rüzgarlı bölgedir. Birçok yerinde Rüzgar enerjisi Santralleri kurulabilir. Ancak kW. /h bedelini ve işletme masraflarını birkaç sent aşağı çekmek uğruna Samandağ Ovasını ve Samandağ Halkını feda etmekten çekinmeyen kimilerine, gelecek kuşaklar ve tarih baba notunu elbette verecektir. Değerlendirme sonuçlarının olumsuz olduğu kadar onur kırıcı olma olasılığını düşün merkezlerinden uzak tutmamak gerekir.

Diğer taraftan Samandağ, birinci derecede deprem kuşağı üzerinde kurulmuş bir yerleşim merkezidir. Tarihte büyük ölçekli depremler yaşamış, binlerce insanini kayıp etmiştir. Bilim insanlarına göre de Hatay’ı ve bu arada Samandağ yerleşim alanlarını kapsayacak biçimde büyük ölçekli bir depremin olma ihtimalleri üzerinde sık, sık durmakta ve gerekli uyarıları yapmaktadırlar… Böylesi bir durumda, Rüzgar Enerjisi Santrallerinin kuleleri ve pervanelerinin yıkılıp çevreye saçılma olasılığı göz önünde tutulduğunda, deprem esnası ve deprem sonrası çalışmalarını olumsuz yönde etkilemeyeceğini söylemek mümkün müdür? Bu santrallerin mekanik, hidrolik ve elektronik donanımlarla denetim altında olduklarını ileri sürebilirsiniz. Ancak tarihte görülen Hatay depremleri göstermiştir ki; yüzyıllardır enerji toplayan ve her an kırılma olasılıkları var olan fay hatlarının üstünde böyle tesislerin kurulmaması gerektiğidir. Ayrıca Samandağ Ovasın oluşumuna bakıldığı zaman; Asi nehrinin getirdiği topraklarla, sel sularının dağlardan sürüklediği toprakların, yüzyıllar boyunca yığılmasından meydana geldiği görülür. Yani bu topraklar verimlidir. Samandağ insanı Samanda Ovasından, yılda dört kez ürün alır.

Samandağ Sahili ve Samandağ ovasının zemin emniyet gerilmesi sıfır düzeyindedir. İnşaata elverişli değildir. Aynı zamanda yeraltı suyu yüzeye yakındır. Rüzgar Enerjisi Santral kulelerinin temelleri, yeraltı sularının içinde yerleştirilecektir. Buda yeraltı suyunu kirletme olasılığı vardır. Samandağ insanını yer üstünden ve yeraltından olmak üzere yaşam koşullarını zorlaştırıcı bir kuşatmanın içine alınmak istenmektedir. Yaşam alanlarını daraltacak bu projenin, üç — beş sent uğruna insanımıza kölelik önerisini getiriyor olması, çirkin bir girişim olarak tarihin karanlık sayfalarında yerini alacağını düşünüyorum. Gerek il, ilçe ve ülke insanımızın turizmden büyük kayıpları olacağını söylemek gerekir. Çünkü cennet köşesi olan bir yeri cehenneme çevirmeye çalışmak, her canlının zararınadır.

Samandağ ovasında Rüzgar Enerjisi Santrallerini tasarlayan Mühendisler, şirketin kuruluş ve işletme masraflarından tasarruf edeceği üç — beş sent uğruna plan ve projelerini çizdiklerini düşünmek istemiyorum. Ancak sırıtan budur. Bu satırları yazarken etik bulmadığım tavır ve davranışlar adına üzüldüğümü söylemeliğim. Kimilerinin adına doğayı tahrip etmeye, kimi adına insanlarımızı köleliğe mahkum etmeye çalışmak etik olmadığını söylemeye gerek var mıdır?”

Yorum Yaz

Yorum yazmak için lütfen giriş yapınız.